Diyarbakır’da yapılan Kadın Sığınaklar ve Danışma/Dayanışma Merkezleri 8.Kurultayı’nda önceden belirlenen programın bir kısmı gerçekleştirilmekle birlikte atölye çalışmaları yapılmadı. İkinci ve üçüncü gün boyunca da tartışmalar sürdü. 3 günlük kurultay süresi katılımcılar arasındaki tartışmanın sonlanmasına ve bir sonuç bildirisi çıkartılmasına yeterli olmadı.
Kolaylaştırıcı grup oluşturulduktan ve ev sahibi Selis Danışmanlık açılış konuşmasını yaptıktan sonra 2005 eylülünde İzmir’de yapılan ara toplantı kararlarına ilişkin yöneltilen eleştirilerle, kurultay ve katılımcılar hakkında tartışılmaya başlandı.
Zaman zaman heyecanın yükseldiği kurultay süresince kurultayın adı, katılımcıların kimler olacağı, kurultayın içeriği, ara toplantının işlevi, feminist etik, Kürt kadınlara yönelik şiddet, Kürt kadınlara yönelik şiddetin kurultayın konusu olup olmadığı, iletişim merkezinin işlevi üzerine çeşitli görüşler savunuldu.
Bir sonuç bildirisi oluşturmamakla birlikte, kurultay katılımcıları, 9.kurultayın ve ara toplantının nerede yapılacağına, ara toplantının içeriğine, iletişim merkezinin bir yıllık çalışma biçimine ve sığınakların açılması için eylem yapmaya karar verdiler.
Kurultayda ifade edilen çeşitli eğilimler:
- Kurultayın feminist bir buluşma alanı olduğu ve kurultayda feminist etik ve ilkelerin benimsendiği, kadın bakış açısına sahip grup ve kuruluşların bir araya geldiği bir yer olduğu vurgulandığında bazı kadınlar, kendilerini feminist olarak tanımlamadıklarını, feminist olmadıklarını, kurultay katılımcıları arasında feminist olmayanların var olduğunu belirttiler.
- Kurultayda tartışılan konulardan biri kurultayın içeriği ve adı oldu. Eğilimlerden biri kurultayın oluşturulma nedeninin aile içi/ev içi şiddet alanında çalışma yapan kuruluş ve grupları bir araya getirmek ve bu alanda derinleşmek olduğu yönünde. Bu eğilimdeki katılımcılar, aile içi şiddetin sonlanmadığını, aile içi şiddetin en görünmez şiddet biçimi olması nedeniyle üzerinde daha fazla ve detaylı çalışılmasına ihtiyaç duyulduğunu, kurultayın içeriğinin genel olarak kadına yönelik şiddet olarak belirlenmesi halinde hem süre hem bütçe hem katılımcıların fazlalığı nedenleriyle aile içi şiddetle ilgili derinlemesine bir çalışma yapmanın mümkün olamayacağını savunarak kurultayın adının da zaten bunu ifade ettiğini, kadına yönelik şiddetle ilgili ayrı bir kurultayın yapılabileceğini söylediler.
- Diğer bir eğilim, kurultayın sadece aile içi şiddete odaklanmadığını, daha önceki kurultaylara katılan kuruluş ve grupların mücadele alanını sadece aile içi şiddet olmadığını, kurultay aile içi şiddet üzerine çalışmak için oluşturulmuş olsa da ihtiyacın değiştiğini ve kadına yönelik başka şiddet biçimlerinin de bu kurultayda yer alması gerektiği yönünde oldu. Bu eğilimdeki kadınlar, kurultayın aile içi şiddetle sınırlandırılmasını ve katılımcıların sadece danışma merkezlerinden oluşmasını daraltıcı bulduklarını ifade ettiler.
- İzmir’de yapılan ara toplantıda “Kürt kadına yönelik şiddet” başlığı altında ayrı bir atölyenin yapılmaması ve Kürt kadına yönelik şiddetin “kadına yönelik şiddet” başlıklı atölyenin içerisinde tartışılmasına ilişkin karar alınmıştı. Kurultayda, katılımcıların bir kısmı, Kürt kadınların yaşadıkları şiddetin, kimliklerinden dolayı farklılıklar gösterdiğini ve bu şiddetin ifadelendirilmesinin, tartışılmasının önemli