25.08.2020

1998 yılından bu yana kadına yönelik erkek şiddeti ile alanda çalışarak mücadele eden kadın örgütleri olarak her yıl Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri Kurultayı’nı örgütlüyor ve bu alandaki deneyimlerimizi paylaşıyoruz. Kadına yönelik şiddetle mücadele etmek ancak toplumsal cinsiyet eşitliğini tesis etmeyi amaç edinerek ve bütüncül bir yaklaşımla mümkün. Her yıl kurultay bildirgelerinde bunu vurgulayarak karşılaştığımız sorunları paylaştığımız gibi bütüncül mücadele için yapılması gerekenleri tek tek açıklıyoruz. Deneyim ve bilgimizin her türlü yasa, yönetmelik ve uygulamada esas alınmasını talep ediyoruz.

Sözleşme’den çıkılması, Türkiye’nin Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi insan hakları sisteminden de çıkması, demokrasiyi yadsıması ve eşitlik ilkesi, ayrımcılık yasağı gibi temel ilkelerden vazgeçmesi anlamına gelmektedir. Anayasa’da insan haklarına saygılı bir hukuk devleti olduğu yazılıyken Türkiye’de hala İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasına yönelik tartışmaların yürütülüyor olması, Anayasa’nın fiilen değiştirilmesine yönelik bir adımdır. Kadınlar üzerinden başka bir toplumsal yapı oluşturmaya dönük, toplumsal cinsiyet eşitliğini yok sayan bu girişim sadece kadınlara yönelik değil, tüm toplumun temel hak ve özgürlüklerine yönelik bir saldırı niteliği taşımaktadır. Türkiye’de yaşayan herkesin insan hakları sisteminin koruması dışında kalmasına neden olacaktır.

@KSDM_Kurultayi