Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri 12. Kurultayı Sonuç Bildirgesi

11-13 Aralık 2009

11-13 Aralık'ta düzenlenen Kurultaya Türkiye'nin dört bir yanından katılan 70'e yakın örgüt, zaman geçirmeden yasaların uygulanması ve yeterli sayıda kadın sığınağı açılması için harekete geçiyor.

Türkiye'de sığınak ve da(ya)nışma merkezi faaliyeti yürüten bağımsız kadın grupları, belediye, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu (SHÇEK), uzmanlar ve aktivistler 11-13 Aralık'ta 12. Sığınaklar ve Da(ya)nışma Merkezleri Kurultayı'nı Adana'da düzenledi. Kurultayın ilk gününe yaklaşık 164, ikinci gün yapılan altı atölye çalışmasına da yaklaşık 140 civarı kadın katıldı. Kurultay'ın bugün açıklanan Sonuç Bildirgesi'ni aktarıyoruz.

İlk yıl (1998) kurultaya yaklaşık 10 kadın örgütü katılırken, bugün kurultay içinde 70'e yakın kadın da(ya)nışma merkezi bulunuyor. Kurultay, kadına yönelik şiddetle mücadelede başta 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Yasa ve TCK olmak üzere birçok yasal düzenlemenin tartışılabilmesini ve gerçekleştirilebilmesini sağladı. Nüfusu 50 bini aşan belediyelerde sığınak açılması, 2006/17 sayılı Başbakanlık genelgesi ve 22.10.2009 tarihinde İçişleri Bakanlığı ve Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğünden sorumlu Devlet Bakanlığı arasında imzalanan protokolü kurultayın sonuç bildirgelerinin devlet tarafından resmileştirilmesinin belgeleri olarak görülmelidir. Yine kurultayın ilk düzenlendiği yıl sığınak sayısı yediyken, son verilere göre bugünkü mevcut sığınak sayısı 52'dir.

Kurultayın 1.günü program uyarınca basın bülteni, tebliğler sunumu yapılmış, açılacak atölye isimleri belirlenmiştir.

Kurultayın 2. Günü olan 12.12.2009 tarihinde ise,11.12.2009 akşam saatlerinde kapatılma kararı açıklanan kısa adı DTP olan Demokratik Toplum Partisi’nin kapatılma kararı ardından; kurultay katılımcısı olan Diyarbakır, Silvan, Nusaybin, Van-Saray, Van-Erciş, Diyarbakır-Lice, Diyarbakır-Ergani’den gelen kadın da(ya)nışma merkezi ve sığınma evi temsilcileri ilgili kapatma kararı nedeniyle yaşamakta oldukları yerde tanıdıklarının yanında olmak istediklerini belirterek dönmek istediklerini, mevcut durum nedeniyle kurultay çalışmalarında verimli olamayacaklarını ifade ederek, kurultaydan ayrılma iradelerini, kurultayla da paylaşarak ve gönüllerinin kurultayda kaldığını da belirterek ayrılmak zorunda olduklarını belirtmişlerdir.

Sözü edilen veda yaşanırken, SFK temsilcisi arkadaşın, kurultaydan ayrılan arkadaşlarımızla dayanışma isteğini dile getirirken kullandığı sözcükler nedeniyle; kurultay salonunda bulunan bazı katılımcı kadınların ayrılmalar sırasında ve sonrasında yapılan konuşmalara karşı gösterilen tutum ve davranışlar ortamı germiş bu durumu şiddet olarak değerlendiren bazı guruplar, özeleştiri ve yöntem üzerine bir oturum istemiştir. Yapılan oturumda somut bir sonuca ulaşılamayınca öneri sahibi guruplar atölyelere katılmayacaklarını beyan etmişlerdir. Bu kararın ardından bazı atölyeler iptal edilmiş ve yaşananların tartışılması gerektiğini düşünen bir grup kadın şiddeti tartışmak üzere ayrı bir atölye oluşturmuştur. Atölye çalışmalarının başlaması ile kurultay programına devam edilmiştir. Sonrasında Mor Çatı ve SFK temsilcisi arkadaşlar, kurultay salonunda gerçekleşen tepkisel tavırların, şiddet içeren nitelikte olduğu düşüncesiyle, öncelikle bu durumun ve feminist etiğin katılımcılar tarafından tartışılması gerektiği yönündeki istemlerini kurultayla paylaşmışlardır.

Yapılan konuşmalar ve değerlendirmelerin ardından, kurultay katılımcılarının önemli çoğunluğu tartışmanın yeterli olduğunu ve atölye çalışmalarına geçilmesi gerektiği isteklerini dile getirmişlerdir. Mor Çatı ve SFK katılımcısı arkadaşlar ise söz konusu edilen konunun üzerinde yeterince konuşulmadığı ve durumun görmezden gelinemeyeceği gerekçeleri ile kurultay çalışmalarına devam edemeyeceklerini ve atölyelerden çekildiklerini açıklamışlardır.

Atölye çalışmalarının sürdürülmesi düşüncesindeki katılımcı çoğunluğu ise belirlenen atölye başlıkları altında çalışma kararı vererek atölyelere ayrılmışlardır.

Kurultayda yaşanan tartışmalı süreç üzerine, Mor Çatı tarafından verilen öneri ile 6 ay sonra yapılacak bir ara kurultay ile Feminist Etiğin konuşulması konusu gündeme getirilmiştir. Kurultay katılımcıları tarafından yapılması kabul edilmiştir.

Bizler, kurultayın son günü, dayanışma merkezi ve sığınak faaliyeti yürüten bağımsız kadın grupları olarak atölye çalışmalarımızın sonucu olarak diyoruz ki;

1-KADIN DANIŞMA MERKEZLERİ ÇALIŞMA GURUBU ÇALIŞTAY SONUÇLARI

  • Danışma merkezlerine standart getirilmesi (Belediyelerin açacağı merkezler fiziki koşullar, meslek elemanları, formlar)
    • Danışma merkezlerinde çalışacak personele hizmet içi eğitim verilmesi
    • Danışma merkezleri için çalışma yönergesinin hazırlanması özellikle yerel yönetimlerce açılan danışma merkezlerinin Belediye başkanları, ilçe başkanları, meclis üyeleri, il genel meclis üyeleri, belediye bürokratları muhtarlar semt karakolları, rapor verecek doktorlar ve eğitim birimleri stk lar ın konu ile ilgili bilgilendirilmeleri ve koordineli çalışmaların sağlanması
  • Atamalar göz önünde bulundurularak kurumlar arası iletişim ağının sık sık gözden geçirilmesi (Polis-dr vs )
  • Özellikle emniyet (Polis teşkilatının konuya ilişkin bilinç geliştirilmesi amacıyla eğitimleri ve özellikle gizlilik ilkesine bağlı kalmaları konusunda duyarlılık geliştirilmelerinin sağlanması.
  • Danışma merkezlerinde görev yapan uzmanlarca toplumsal cinsiyet şiddet konularında toplumun her kesimine eğitim verilmesi ve farkındalık yaratılması
  • Gönüllü çalışanların gönüllü eğitimlerinden geçirilerek alana ilişkin uzmanlaştırılmalarının sağlanması
  • Karakollarda kadın polis çalıştırılması konusunda ısrarcı olunması
  • Danışmanın tek merkezde değil ilçe ve semt merkezlerinde de yapılmasının sağlanması
  • Kadınların en büyük sorunlarından biri olan kadın işsizliğinin ortadan kaldırılması için çeşitli meslek odaları işkur vb. kurumlarla iş birliğine gidilerek protokoller yapılması
  • Belediyelerin bütçelerini oluştururken toplum cinsiyetine duyarlı bütçe oluşturmaları konusunda dikkatli olunması ve baskı yapılması
  • Geniş yelpazeli çalışmalara dikkat edilmesi Bölge farklılıkları göz önünde bulundurularak bölgesel çalıştaylar düzenlenerek çıkan sonuçların ulusal bir toplantıyla paylaşılması (İzmir bu konuda 28-29 Ocak 2009 tarihinde bir bölgesel çalıştay düzenleyecektir.)
  • 7-24 hizmet verilmesi konusunda nasıl bir çalışma yürütüleceğine ilişkin (koordinasyon işler şekilde nasıl bir çalışma yapılacağına ilişkin) çalışmaların yapılması
  • Nüfusu 50.000 i geçen belediyeler sığınma evi açar ibaresi yerine, nüfusu 50.000 geçen belediyeler sığınma evi açmak zorundadır şeklinde değiştirilmesi yani kâğıt üzerinde kalmamasının sağlanması.

2-SIĞINMA EVLERİ KURULMA ve ÇALIŞMA SÜRECİ, SORUNLAR, ÇÖZÜMLER ATÖLYESİ

Kurulma Süreci:

22.10.2009 tarihinde İçişleri Bakanlığı ve Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğünden sorumlu Devlet Bakanlığı arasında imzalanan protokol gereği;

Aile içi şiddet mağduru kadınların 7/24 barındırılması kararı alınmış SHÇEK' in İlk Kabul Bölümlerini oluşturarak Emniyete adreslerini, sorumlu personelin iletişim bilgilerini bildirmesi istenmiştir. Gerekli alt yapıların oluşturulması her iki kuruma da 3 aylık süre verilmiştir.

2006/17 Sayılı Başbakanlık Genelgesi uyarınca bir ilde bulunan tüm sığınma evlerinin 7/24 iletişim ve bilgi ağı oluşturularak koordineli hizmet esasına dayalı çalışmalarının sağlanması amacıyla irtibat sistemi oluşturulacaktır.

2007/8 Sayılı Genelge uyarınca her ilde aile içi şiddet il koordinasyon kurulunun Vali başkanlığında düzenli çalışması sağlanacaktır.

Sığınmaevi süreci:

Sığınmaevinde görevlendirilecek personelin hizmetin özelliğine uygun olarak seçilmesi, hizmet içi eğitimlerin sürekli olarak yapılması, çalışanlar için süper vizyon hizmetinin kurumsal olarak desteklenmesi ve fiziksel koşulların uluslar arası standartlarda oluşturulması sağlanmalıdır.

İlk kabul merkezleri ve sığınma evlerinin açılış işlemleri ve çalışma koşulları SHÇEK tarafından denetlendiğinden; SHÇEK kendi kurumsallaşma sürecini en kısa zamanda tamamlamayarak kendi kuruluşlarında mevzuatın gerekliliklerini yerine getirmelidir. Denetleyici kurum olarak yine mevzuatın öngördüğü sürelerde denetleme ve rehberlik çalışmalarını yürütmelidir.

Sorunlar

  • Sağlık Bakanlığı, ilgili tüm kamu kurumları, yerel yönetimler tarafından özel durumu olan kadınlara yönelik ihtisaslaşmış kurumların en kısa zamanda açılması gerekmektedir. Örneğin; Akıl ve ruh sağlığı yerinde olmayan, engelli ve özürlü, madde bağımlısı, fuhuşa bulaştırılmış kadınlar, insan ticareti mağduru kadınlar, çocuk anneler.
  • Sığınma evlerinin iç ve dış güvenliğini sağlamak için dış güvenlik 7/24 esasına dayalı erkek güvenlik elemanlarınca sağlanmalı. Sığınmaevi iç mekânının güvenliğinin ise kadın güvenlik elemanınca sağlanmalı. Çalışanların can güvenliğinin sağlanması için gerekli tedbirlerin alınması ve bir tehdit halinde kurumsal başvuruların alınması.
  • Kurumlar arası işbirliğinin istenilen düzeyde olmaması
  • Kadının sağlık problemlerinin giderilmesi ve tedavisinin yapılması konusunda karşılaşılan sorunlar
  • Kadınların ve çocukların okul kaydında gizlilik ibaresinin yer almaması
  • Nüfus işlemlerinde kadınlarına adreslerinin gizliliğinin sağlanamıyor olması
  • 4320'nin işlerlik kazanması ve caydırıcılığının artması

ÖNERİ:

- 2006/17 sayılı genelge kapsamında iletişim ağına tüm kadın danışma merkezleri de dahil edilmelidir. - Mevzuatın yeniden gözden geçirilerek ilk kabul bölümü ve danışma merkezi tanımlarının yasa kapsamına alınması gerekmektedir. Çünkü yasada tanımlanması halinde ilk kabul merkezlerinin ayrı bütçesi, binası ve personeli olabilecektir. - 22.10.2009 tarihli protokole jandarmanın da dahil edilmesi gerekmektedir. - Sığınma evlerinin kurulması, çalışması esasların oluşturulması, bütçenin kullanılması ve bu alandaki politikaların belirlenmesi konularında kadın danışma merkezleri ve sığınma evleri kadın bakış açısına sahip şemsiye bir kurumun çatısı altında ortak çalışmalarını yürütmeli, devlet kurumları finansal destek ve rehberlik hizmetini vermelidir. - Polislerin eğitiminde kadına yönelik şiddet, toplumsal cinsiyet eşitliği yer almalı.

3-CİNSEL TACİZ VE TECAVÜZLE MÜCADELE ATÖLYESİ:

  • Öncelikle şiddet yada tecavüze uğrayan için, kadında bir sorun olduğu yada hak ettiğini düşünenler için zihniyet değişikliğinin önemli oluşu,
  • Tecavüze maruz kalanın nereye başvuracağını bilememesi en büyük handikap.. Tecavüz Kriz Merkezi’ in kurulması, Alo 183 şiddet hattı gibi Alo 1… tecavüz hattı kurulması,
  • Baroda kadın komisyonunda danışmanlık yapan avukatın, dava avukatlığının önlenmesi,
  • Baro ile yapılacak bir anlaşma ile, tacize maruz kalan birinden harç ve dava ücretlerinin alınmamasının sağlanması,
  • Antalya örneğinde olduğu gibi, üzerinde Herkes İçin Adalet yazan, Baro ve kadın danışma merkezi logosu ile giydirilen minibüsün şehir içinde geziyor olması,
  • Çocuk başkaları tarafından kendisine dokunulmasına izin vermiyorsa ısrar edilmemeli,
  • Kriz anındaki müdahale önemli..sadece soruna çözüm olabilecek kişiye anlattırılmalı..ilk anlattığı ile son anlattığı arasında farklılıklar olunca , yalancılıkla suçlanması önlenmeli,
  • Ailelere öfkenin keyfini çıkarttırmadan, adamın yada çocuğun suçlanmasının işe yaramayacağı, dünyanın sonunun olmadığı anlatılmalı
  • Psikolog ve avukat gelmeden ifadesinin alınmasına izin verilmemesi
  • Jandarma ya da poliste, Kayıt Altına alınmadan İfade Verilmesinin önlenmesi, bu konuda bilinçlendirme eğitimi verilmesi, kayıtın bir nüshasının mutlaka verilmesinin sağlanması
  • Avukat, maruz kalana, istemiyorsan muayene olmak zorunda değilsin demeli,
  • Mağdur olduğunu ispatlama zorunluluğunun yıpratıcılığı, ikinci bir travma yaratacağının göz ardı edilmemesi,
  • Meclise götürülen yasa tasarısında, maruz kalanın gidebileceği yerlerde, acil servislerde, eğitimli, donanımlı, kadın doğumcu ve psikiyatrların dönüşümlü olarak hastanelerde varlığının sağlanması
  • Maruz kalanın kendini suçlu hissetmesi önlenmeli
  • Mağdur çocuksa, savcılıkta, psikolog + SHU + Avukat birlikte, bir defada ifadesini almalıdır.
  • Her vaka, SHÇEK’e gelmek zorunda olmadığından, kamu hizmetlisinin yanında bir STK gönüllüsünün olmasının sağlanması, hizmette şeffaflığı sağlayacaktır.
  • Taciz tecavüz vakalarında, GİZLİLİK ilkesi esas alınmalıdır.

4- ENSEST ATÖLYE ÇALIŞMASI RAPORU:

  • Öncelikli hedef; Türkiye'de Ensest Sorununu Anlamak olmalıdır. Ensest sorununun boyutlarının ortaya koymak ve görünür kılınmasını sağlamak bu çerçevede mevcut uygulamanın aksayan yönlerine dikkat çekmektir
  • Tecavüz ve ensest tabuların yıkılmasıyla sağlanmalıdır
  • Bu alanda çalışan, ensesti yaşayanların ulaştığı ya da ulaşabileceği kurumlarda çalışan farklı mesleklerden öğretmen, hekim, ebe, polis, hakim, savcı, avukat, psikolog, sosyal hizmet uzmanı sosyolog ve sivil toplum kuruluşu çalışanlarının sistemli eğitimlerden geçirilmesi,
  • Okullarda verilen cinsel eğitimlere çocuklara iyi dokunma ve kötü dokunma arasındaki farkların kavratılması, hayır diyebilme davranışının geliştirilmesi gibi konular mutlaka eklenmelidir,
  • Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun (CMK) "tanıkların dinlenmesi" başlıklı 52 inci maddesinin (3). fıkrasında çocuk mağdurların tanık olarak dinlenmeleri sırasındaki görüntü ve seslerin kayda alınmasının zorunlu olduğuna dair hükmün, yasal düzenlemenin hayata geçirilmesi için alt yapının ivedilikle oluşturulması gerekmektedir.
  • Başbakanlık kamu kurumları ve STK larca uygulanmasını öngördüğü ve çocuğa şiddeti önleyici tedbirler getirdiği genelgenin hayata geçirilmelidir
  • Çocuğa yönelik şiddetin önlenebilmesi için sorunun temeline inilerek, ekonomik, yasal, kurumsal, eğitsel ve kültürel alanlara yönelik olarak eş zamanlı, paralel düzenlemeler yapılmalıdır" denilen genelgede ülke çapında ilgili tüm sivil ve resmi kuruluşları kapsayacak "2006-2010 Çocuğa Yönelik Şiddetin Önlenmesi Eylem Planı" uygulamaları takip edilmelidir
  • Ülke genelinde 24 saat hizmet verecek ücretsiz "Alo Şiddet Hattı"nda ensest konusunda eğitim almış personelin görev yapması sağlanmalıdır,
  • Profesyonellerin bu konudaki yaklaşımları ve ortaya çıkması konusundaki çabalarına ek olarak toplumda ve kurumlarda da bu yönde bir duyarlılığın arttırılması gerekmektedir
  • Açığa çıkarıldıktan sonra ise mağdurun gerekli koruma ve desteği alabilmesini sağlamak, süreçlerin yeniden travma tize etmeyecek şekilde düzenlenmesi büyük önem taşımaktadır.
  • Ensest vakalarının istatistiklerle bilinenden çok daha yaygın olduğu tahmin edilmektedir. Başbakanlık genelgede çocuğa yönelik şiddet konusunda ulusal bir veri tabanı bulunmaması nedeniyle Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) tek elden bu bilgileri sağlaması gerektiğini belirtmektedir. Bu veri tabanlarında mahremiyet haklarının gözetilmesi konusu takip edilmelidir. Yine bu alanda uzmanlar tarafından özenle tasarlanmış çok merkezli bilimsel araştırmaların yapılması, konunun daha görünür kılınmasını sağlayacağı düşünülmektedir.
  • Üniversite olan tüm illerde multidisipliner yaklaşım taşıyan (çocuk psikiyatrisi, kadın doğum uzmanı, adli tıp uzmanı, çocuk hastalıkları uzmanı, biyoistatistik uzmanı gibi uzmanlardan oluşan kurulların oluşturulması ve yine bu uzmanlar tarafından uzun süreli tedavilerinin ve takiplerinin yapıldığı istismara uğrayan çocukların rehabilite edildiği adresleri gizli tutulan merkezlerin açılması sağlanmalıdır.
  • Yukarıda sayılan risk faktörlerine sahip olan çocuklar için sağlıklı kurumları, eğitim kurumları gibi çocukların yer aldığı kurumlarda farkındalık yaratılması ve bu tür çocukların uygun yöntemlerle izlenmesi sağlanmalı, şüphelenilen durumlarda gizlilik ilkesine sadık kalarak, konsültasyon istenmesi sağlanmalıdır.
  • İlgili tüm disiplinler açısından eğitim, bilgi ve iletişimin arttırılması, uygulamaların kurumsallaştırılması, iyileştirme, medyada gösterimi ve çok disiplinli yaklaşım çok önemlidir. Yine uzun soluklu sağaltıcı çalışmaların disiplinler arası ekiplerle yürütülmesi büyük önem taşımaktadır.
  • Bu çerçevede ensestin açığa çıkarılması, paylaşılması, mağdurların gerekli desteği alabilmesi ve uzun vadede yaşamını yeniden düzenlemeye başlayabilmesi için bütüncül, koordineli kavrayışlara, disiplinler arası çabalara ve örgütlenmelere büyük ihtiyaç olduğu ortadadır.

Yapılan pek çok çalışma ensest mağdurlarının yaşamları boyunca bu istismarın etkilerini atamadıkları ve uzun vadede de yaşamlarını olumsuz etkilediği yönündedir. “Dünyada en fazla güvendiğiniz kişilerden örneğin babanızdan, ağabeyinizden en savunmasız olduğumuz ilişki ve ortamlarda gelen saldırıdır. En güvendiğiniz insanlar sizi istismar ederlerse, artık kalan ömrünüzde kime ne neye güveneceksiniz”

Toplumsal cinsiyete duyarlı bütçeleme, savaşın kadınlar üzerindeki etkisi ve medya ve kadın atölyelerine katılım olmadığı için yapılamamıştır. Ama bu atölyelerin bundan sonraki kurultayda yapılması tavsiye edilmiştir.

5-ŞİDDET ATÖLYESİ:

Diyarbakır’ lı arkadaşlar DTP’ nin kapatılması ile yakınlarının yanında olmak istediklerini beyan etmişlerdir. Ayrılmaları sırasında ve sonrasında yapılan konuşmalara karşı gösterilen tutum ve davranışlar ortamı germiş bu durumu şiddet olarak değerlendiren bazı guruplar, özeleştiri ve yöntem üzerine bir oturum istemiştir.

Yapılan oturumda somut bir sonuca ulaşılamayınca öneri sahibi guruplar atölyelere katılmayacaklarını beyan etmişlerdir.

Bunun üzerine şiddet atölyesi yapılması kararlaştırılmıştır. Bu atölyeyi oluşturan arkadaşlarla bir araya gelinerek durum değerlendirilmesi yapılmıştır.

  1. Kadın kurultayı toplantılarında kurultay hukukunu işletmenin, birbirimize karşı sorumluluklarımızı yerine getirmenin, birbirimizi dinlemenin anlamaya çalışmanın, ön yargılardan arınmış bir birlikteliğin gerekliliği konusunda anlaşıldı.
  2. Konuşmacıların ve dinleyicilerin sözlerle ve vücut diliyle müdahale ederek şiddet uygulamaması konusunda ortaklaşıldı.
  3. Kadının insan hakları, özgürlük, eşitlik, hak ve adalet herkes içindir. Bunun koşullarını ortadan kaldıracak her türlü davranışın şiddet olduğunu kabul ediyoruz.
  4. Şiddet atölyesinde alınan kararlar farklılıklarımızla bir arada olabilme konusunda bir adım olarak görülmeli ve kurultayların bu anlayışa dikkat ederek devam etmesi konusunda anlaşmaya varılmıştır.
  5. Ortaklaştığımız konuların sonuç bildirgesine girmesini öneriyoruz.

Destekleyenler

Global Found For Women, Global Dialog, STGM, Çukurova Belediyesi, Adana Büyükşehir Belediyesi Kent Konseyi,

KADIN KURULTAYI KATILIMCILARI

  • AKDAM
  • Adana Aile Danışma Merkezi,
  • Adana Barosu,
  • Adana KADER ,
  • Adana KAGİD,
  • Adana SFK ,
  • Adana SHÇEK
  • Adana STGM,
  • Adana Türk Kadınlar Birliği ,
  • Adana-Kent Konseyi Kadın Meclisi,
  • Akdeniz Kadın Kooperatifleri Birliği,
  • Ankara-Toplum Çalışmaları Enstitüsü Derneği,
  • Aydın-Kuşadası Kadın Danışma-Dayanışma Derneği,
  • Aydın-Söke Kadın Sığınma evi Derneği,
  • Bursa Nilüfer Yg21 ,
  • Çanakkale ELDER,
  • Diyarbakır Selis,
  • Ergani SELİS,
  • Eskişehir SHÇEK
  • Eskişehir Tepebaşı Belediyesi,
  • EVKAD,
  • Gaziantep Altı nokta Körler Derneği,
  • Gaziantep SHÇEK,
  • Isparta SHÇEK
  • İstanbul Cinsel Şiddete Karşı Kadın Platformu,
  • İstanbul KEİG,
  • İzmir Amargi,
  • İzmir ÇHD
  • Kayseri SHÇEK
  • Mavi Kalem,
  • Mersin SHÇEK
  • Muş Kadın Derneği,
  • Van-Erciş
  • Ankara KEİD,
  • Ankara SHÇEK,
  • Antalya Kadın Dayanışma Derneği
  • İzmir – Kazete
  • İzmir Büyükşehir Belediyesi,
  • SHÇEK Genel Müdürlüğü,
  • Denizli SHÇEK
  • Diyarbakır Ceren Kadın Derneği ,
  • Ankara- Kozadan İpeğe,
  • Ankara Mülteci Kadınlar İnisiyatifi
  • Antalya Kadın Danışma Merkezi ,
  • Antalya TAY-DER ,
  • Batman SELİS
  • Bursa Nilüfer Belediyesi,
  • Çanakkale-ELDER,
  • Denizli DEZGEP,
  • Diyarbakır DİKASUM,
  • Diyarbakır EPİDEM,
  • Diyarbakır-LİCE-NUJEAN,
  • Eskişehir Kadın Danışma Merkezi,
  • Eskişehir-SHÇEK,
  • Eskişehir-SHÇEK,
  • Gaziantep KAHDEM
  • İstanbul Aile içi Şiddete Son Projesi,
  • İstanbul Amargi
  • İstanbul SHÇEK,
  • İstanbul Şahmaran,
  • İstanbul-Tacize ve Tecavüze Son-
  • İzmir - EKTAV,
  • İzmir BEKEV,
  • İzmir ÇEKEV ,
  • İzmir Kadın Dayanışma Derneği,
  • İzmir Konak Belediyesi ,
  • İzmir SHÇEK,
  • Kırıkkale Kadın Konukevi
  • Kocaeli-SHÇEK
  • Konya SHÇEK
  • Kuşadası Kadın Sığınma evi Derneği,
  • Mersin Bağımsız Kadın Derneği,
  • Nevşehir Aile Danışma Merkezi
  • Samsun İlk adım Belediyesi
  • Samsun SHÇEK,
  • VAKAD