Kadın Sığınakları ve Da(ya)nışma Merkezleri 11. Kurultayı Sonuç Bildirgesi

BASINA VE KAMUOYUNA

Bizler, kadına yönelik şiddete karşı sığınak ve dayanışma merkezi faaliyeti yürüten bağımsız kadın grupları, belediyeler, SHÇEK çalışanları, üniversitelerin ilgili bölüm temsilcileri ve feminist kadınlarla 11-13 Ekim 2008 tarihleri arasında Van'da bir araya geldik. Gerçekleştirdiğimiz 11. Sığınak ve Da(ya)nışma Merkezleri Kurultayına yaklaşık 130 kadın katıldı. Kurultay katılımcıları olarak, kadına yönelik şiddete karşı mücadelemizde atölye çalışmalarıyla derinlemesine tartıştığımız aşağıdaki konuların takipçisi olacağız:

  1. Yasalarımız hala kadın cinayetlerinin ortadan kaldırılmasını sağlayacak gerekli düzenlemeleri içermemektedir: Halen Türk Ceza Kanununda bulunan “haksız tahrik” düzenlemesi, birçok kadın cinayetinde failleri haklı bir perspektiften değerlendirmek suretiyle uygulanmaktadır. Bu durumda kadının “beyaz tayt giymesi”, “işveli şekilde saati sorması”, “sıkça banyo yapması” gibi iddialar, eril hukuk sisteminde haksız tahrik nedeni olarak gösterilerek failler devlet tarafından korunmakta, neredeyse ödüllendirilmektedir. Türk Ceza Kanunu'nda yer alan “haksız tahrik” düzenlemesi, kadın cinayetlerinde kullanılamayacak şekilde yeniden düzenlenmelidir.
  2. Başbakanlık Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü, kadın örgütleri ile yeterli işbirliği yapmamaktadır: Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü'nün Avrupa Birliği desteği ile yürüttüğü Kadına Yönelik Aile İçi Şiddete Karşı Mücadele Projesi kapsamında Aralık 2007'de yayınlanan “Ulusal Eylem Planı” önemli eksiklik ve sorunlar içermekte. Hazırlanış sürecine kadın örgütlenmelerinin yeterince dâhil edilmediği Ulusal Eylem Planı'nın içeriğinde, Planın kadın örgütleri ile birlikte hazırlandığı ve uygulamasına kadın örgütlerinin de dâhil olacağı belirtilmekte. Oysa Planda kadın örgütlerinin birçok talebi yer almamakta ve yakıcı sorunların tümü uzun vadeye ertelenmektedir. Ulusal Eylem Planının da ortaya koyduğu gibi devlet kadına yönelik şiddete karşı mücadele konusunda yeterli kaynaklar ayırarak ivedi çözümler üretmekten uzaktır.
  3. Uygulanan neoliberal ekonomi politikaları sosyal devleti küçülterek yoksulluk ve işsizliği hızla artırmakta, bunun da en olumsuz sonuçlarından kadınlar etkilenmektedir:
    • Uygulanmakta olan neoliberal politikaların bir parçası olarak Ekim ayında yürürlüğe girmiş olan Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası (SSGSS) kadınları erkeklere daha da bağımlı kılmaktadır. SSGSS, kadın bakış açısıyla yeniden düzenlenmelidir.
    • Kamu kurumlarından başlanılarak, istihdamda kadın kotası uygulanmalıdır. Özellikle sığınakta kalan ve şiddetten uzak yeni bir yaşam kurmaya çalışan kadınlar açısından istihdamda kota sağlanması hayati önem taşımaktadır.
    • Küresel silahlanma ve savaşa aktarılan kaynaklar, eğitim, sağlık gibi harcama kalemlerinin yanı sıra kadının güçlendirilmesine ve kadına yönelik şiddetin ortadan kaldırılmasına ayrılmalıdır.
  4. Ülkemizdeki sığınak ve danışma hizmetleri yetersiz düzeydedir: Kadına yönelik şiddet ile mücadelede son derece önemli olan danışma merkezi ve sığınakların sayısı acilen arttırılmalı, var olan ve yeni açılacak merkez ve sığınakların feminist analizlerden yararlanılarak düzenlenmesi esas alınmalıdır. Türkiye gerçeğini ve sığınak ihtisas alanını düşünerek kalan kadınlara ana dillerinde danışmanlık verecek personel bulundurulmalıdır. Öncelikli olarak Kürtçe, İngilizce, Arapça vb.
  5. Ensest ile mücadele için yeterli önlemler alınmamaktadır: Halen bir tabu olan ensest görünür kılınmalı, cinsel istismar ve cinsel saldırı konusundaki ulusal veri tabanı içinde enseste yer verilmelidir. Danışma ve dayanışma merkezlerimizde ensest konusunda çok sayıda vakayla karşılaşılmakta, toplumda bununla ilgili farkındalık yaratacak düzenlemelere ihtiyaç duyulmaktadır.
  6. Şiddet ile mücadelede kamu kurumları kadın örgütleri ile işbirliği yapmak konusunda yetersiz ve isteksizdir: Kadına yönelik şiddet ile mücadelede sorumlu olan tüm kamu kurumları, bağımsız kadın örgütlenmeleriyle işbirliğine ve bu örgütlerden gelecek eleştiri ve önerilere açık olmalıdır.

Biz kadınlar, bu öncelikli konularda çalışmaya, taleplerimizi savunmaya ve gerekli yasal ve kurumsal düzenlemelerin yapılması konusunda takipçi olmaya devam edeceğiz.

YAŞASIN KADIN DAYANIŞMASI!